Ben…
07 Eyl 2009 Yorum yapın
in Genel
Yaşamayı çok seven, ama yaşamaktan korkan birisiyim ben.. Ölümü merak eden, ama Allah’tan korkan.. Yorulmayı seven ama ruhu tembelleşmiş.. Sevgiye hayran ama yalnızlığa aşık…
İki kişi var bu bedende, iki tane ben.. Taşıması zor, bazen de bir o kadar keyifli..
Keyif
06 Eyl 2009 1 Yorum
in Genel
Bu akşam çok mutlu oldum. Çünkü bir kere daha farkına vardım; BİZ KOOOOSKOCAMAN BİR AİLEYİZ!!
Wieder
02 Eyl 2009 1 Yorum
in Genel
Bugün hastanenin önünden geçtim. Marmara Üniversitesi Hastanesi… Uzuuun süre tedavi gördüğüm hastane. Aklıma geldi o zamanlar, yeniden yaşadım sanki…
Psikiyatri servisinin önündeki saatler süren bekleme, bekleme sırasında karşılaşılan kişiler, korku, nefret, endişe vb. türlü türlü duygularla dolu bakışlar… Doktorun odasına girilince "Belki biraz iyileşmişimdir…" şeklinde boş ama yine de vazgeçilmeyen düşünceler. Odadan çıkınca herkesin bana "Acaba bu yaştaki bu kızcağızın nesi var da buralara düşmüş?" şeklinde bakışları…
Hiç unutmam, OKB tedavisinin ortalarında olduğumuz zamanlar. Doktor sordu:
-Sayı saymaların, hesaplamaların, çift sayılar vs. günde kaç saatini alıyor artık, eskisinden daha az mı daha çok mu?
-Daha az sanırım, 5-6 saat filan.
-:) Daha önce 3-4 saat demiştin. Gittikçe kötüleşiyorsun farkında değilsin, ya da farkına varmak istemiyorsun.
Başka bir seansta:
-Tekrar intiharı düşünüyorsun. Bir süre hastanede kalırsan iyi olur diyorum, ne dersin?
-Dershanem var, aksatmak istemem.
Allah için hiç aksatmadım!
Offf… Yine o günlere dönmek istemiyorum. Aynı eczaneden poşet poşet ilaçları alıp eczacılarla kanka olmak istemiyorum.
Ama ufukta eczacıları görüyorum. El sallıyorlar.
Katre-i Matem
01 Eyl 2009 Yorum yapın
in Genel
"-Işığı görüyor musun?
-Şu kaybolmayan ışığı mı?
-Evet!.. Tıpkı kalbimdeki sen gibi…
-O ışık gibi ben de kalbinden hiç kaybolmayacak mıyım?!..
-?!..
Gözlerinden yaşlar döküldü…
O sırada deniz, dolunayın kendisini çektiğini bilememişti. Nasıl bilebilirdi ki?…"
İskender Pala’nın Katre-i Matem’inden bir alıntı. Kitabı henüz okuyamadım, sıra ona gelmedi henüz, beklesin birazcık. Alıntıya rastladım.
Léthé…
01 Eyl 2009 1 Yorum
in Genel
"Bu nehrin suyundan içen gölgeler (ölülerin ruhları) dünyada yaşamış oldukları geçmiş fani hayatlarına dair her şeyi unuturlardı."
Bok
01 Eyl 2009 Yorum yapın
in Genel
Her şeyin tepetaklak gitmesi…
Düzeltmeye çalışmaya çabalarken daha da bok etmek…
Hıyarım ben.
Rast…
29 Ağu 2009 Yorum yapın
in Genel
Huzur = Rast
Abimin seneler önce bana yazıp verdiği "Rast Fort" reçetesi hala ilk günkü gibi etkisini sürdürüyor. Evet bu adam fazlasıyla işinin ehli.
Çok kötü günümde bile huzur veren tek ses belki de.
"RAST MAKAMI: Koç Burcu Ateş tabiatlı, kuru-sıcak tabiatlı makam. Gece yarısı ve seher zamanları etkilidir. Soğuk organlar olan kemik, beyin ve yağlara etkilidir. Fazla uyumayı engeller. Düşük nabzın yükselmesine yardımcı olur. Özellikle çocuk bünyesinde nem hakim olduğu için, bu sebeple oluşan dengesizlikleri düzeltir. Akıl hastalıklarına iyidir. Sarı safra bağlantılıdır. Erkek karakter gösterir. Gündüzleri ve özellikle Salı günleri etkisi fazladır. Oğlak burcu ve su ile ilişkilidir. Tedavi değeri yüksek olan dört esas makamdan birisidir. Sefa, neşe, iç huzuru ve rahatlık verir. Felç illetine devadır. Başa ve göze etkilidir. Kaslara tesiri vardır. En eski makamlardandır. Farsça “doğru” “dosdoğru” “sağ” ve “gerçek” demektir. Spazmı çözücü özelliği nedeniyle spastik ve otistik hastaların tedavisinde yararlıdır. Mars gezegeni ile bağlantılıdır."
Kaynak: Tümata
Abimi çok seviyorum. Dünyanın en şanslı kızkardeşiyim. Mütemadiyen şükrediyorum…
Pam pam pam pam parapara pam
23 Ağu 2009 Yorum yapın
in Genel
Ayrıyeten;
Queen – Too much love will kill you
Bir şarkı bu kadar mı güzel olur? Bu kadar mı üstüste dinlenir?
Bugünlerde de ne çok yazmışım, neden ki acebö??
Şimdi gördüm de Kanal D’de Arka Sokaklar’a Gamze Özçelik yerine Çağla Kubat gelmiş. Ha eşşek gibi tv seyrediyorum ya sanki, bana ne yani…
Olsun, Gamze Özçelik’e kıl olduğum kadar Çağla Kubat’a sempati besliyorum. Hayırlı olsun.
Ğes
23 Ağu 2009 Yorum yapın
in Genel
Hayatımın en hareketli yazını geçirdim sanırım bu sene.
Tatilin başlarında evde kös kös oturup sıkıntıdan patlarken bir anda günlerim hızlanıverdi ve bu durum pek de kısa sürmedi.
Efenim önce Büyükada, daha sonra abimiz hazretlerinin finansörlüğünde Olympos derken ardından Rize tatili, yani yaklaşık 3-4 haftalık bir gezme dönemi geçirdim. Büyükada ve Rize’de haliyle aile eşrafıyla beraberdim. Amma pek bir keyifliydi. Olympos’ta önce canciğer kuzu sarması arkadaşlarımla, ardından abimle… Güzeldi, pek güzeldi…
Çok sancılı günlerim de oldu bu tatillerde. Her bir yerde bir tane büyük denebilecek sorun yaşadım. Eee alıştım artık her şey mükemmel gitse şaşırırım zaten.
Ayrıca… Bu tatil döneminde çok büyük bir itirafta bulundum. Kendime. Evet insan kendine de itirafta bulunabiliyormuş. Yine sancılı bir şekilde oldu. İtiraf ettim de ne oldu? Hiç… Ne mi itiraf ettim? Aman bilseniz ne olacak ki sanki. Hem bilmeyin. İstemiyorum ki bilmenizi. Böyle daha keyifli.
Ramazan geldi, hoşgeldi. Ramazan coşkum yine her seneki gibi had safhada!
Ayrıca;
Kendimi bulunca kendimden daha çok korktum.
Sii yu suun. Ay em … (hahayt yırtınsanız da bu noktaların anlamını tahmin edemezsiniz kiiiii oooh çatlayın)